13 Mayıs 2012
8 Mart 2012
SF BAHAR
8 mart perşembe san franciscoda çok güzel bir hava var tam Bahar havası.güneş parıldıyor.agaçlar çiçek açmış her yerde renk karmaşası yaşanıyor.ankarada hala hava sogukmuş bu yıl kış ankara ya tam geldi.
1 Mart 2012
SF .ANILARI
SF iki fotograf degişik güzel temiz yerler uzun uzun anlatacagım.1mart agaçlar çiçege bürünmüş gelin gibi incecik bir yagmur yagıyor ama hava çok serin degil çok fazla araba var ama çok düzenli bir trafik akıyor dışarda. evin yan çaprazında kilise var çanları saat başı çalıyor.penceremdem yemyeşil bir manzara görüyorum. ankara ise donuyormuş.1mart perşembe
30 Ocak 2012
kalemimden

mavi bakışlar..
kadın işlerini ayarlayıp iki günlügünede olsa dostlarını ziyaret içinuzak bir şehre gidiyordu .ayarlamaları yapabilmek için tüm gün koşturmuş otobüse ucu ucuna yetişmişti.koltuga oturur oturmaz müthiş bir yorgunluk çökmüştü üzerine hareketle birlikte gözkapakları daha fazla direnemedi,tatlı bir uykuya daldı.bir ses uyandırdı onu, belli belirsiz, yolun üzerinde kayan tekerleklerin sesimi, yoksa çalan müzik mi, tam kestiremedi.içerisi karanlıktı sadece farların aydınlattıgı yolu görüyordu.yolculuklarında en önde oturmayı tercih ederdi hep.arkalar midesini bulandırırdı.yine enönde yolu izlemeye başladı. saatine baktı yaklaşık üç saat uyumuştu.içinden birazdan mola verir şoför diye düşündü.arka koltuktaki mırıltıları duydu. alçak sesle konuşuyorladı .işte diye düşündü bu beni uyandırdı.keşke biraz daha uyabilseydim.sabaha kadar uyuyamam artık.öff dedi içinden konuşmasalar olmazdı, kendinede kızdı duymasan ölürsün.kulaklarının bu kadar iyi duymasına esef etti.açıktınmı dedi arkadaki erkek sesi. kadın biraz dedi.sesler gençti yüzlerini göremiyordu ama seslerden öyle düşündü.-molada iner birşeyler yeriz.tamam canım dedi kadın cıvıldıyarak.şoför otobüsün ışıklarını yaktı. mola yerine girdiler .kadın dışarının serin olacagını düşüdügü için,hırkasını giydi bu arada yolcular inmeye başladılar.arkasındakiler kalktılar .kadın gidenlere baktı,yanılmamıştı ikiside yirmili yaşlarda gençlerdi.oglan karayagız bir delikanlı, kız ise solukbenizli idi, bir an bakışları takıldı kızla, mavi ve iri gözleri vardı , ürkekçe gözlerini çevirdi ,sanki tedirgin olmuştu.kadın indi ihtiyacını giderdi, sonrada bir çay ve tost alıp dışarı oturdu.serindi hava.gençleri gördü birbirlerine sımsıkı sarılmışlar birşeyler yiyorlardı.gülümsedi kadın.gençlik aşk ne güzel şeyler diye iç geçirdi.gençlerin gözlerindeki birşeye takıldı sanki huzursuzdular.çevreye bakarken ürkek ve hızlıca bakıp gözlerini yere egiyorlar yada birbirlerine bakıyorlardı.,birbirlerinde kayboluyorlardı adeta.kadın dikkatini başka yere verdi başka bir kadın çocugunu doyuruyor adamlar kendi aralarında konuşuyorlardı.havada mis gibi igde çiçeginin kokusu ve hanımeli kokusu vardı.güller rengarenkti.çiçeklere sevgi ile baktı.tabiat herzaman onu mutlu ederdi.süre dolunca otobüs hareket etti. gençler arkada yine mırıldanıyorlardı.ne konuştuklarını merak etti.farketmişlermidir dedi kız. belki diye cevap verdi oglan.farketseler bile biz çoktan gidecegimiz yere ulaşırız,sen endişelenme.güzeldi degilmi.oglan gülümsedi. evet .erkan abinin jesti çok hoştu dedi kız.öyle herzaman öyledir benide çok sever.sen begendinmi, çok ,bayıldım.söylermi bizi.yok asla söylemez. ondan en ufak bir şüphem yok. hadi biraz uyu istersen dedi oglan. onlar aralarında konuşurken kadının ilgisi kalmadı ,anlaşılan önemli birşey yaşamışlardı. kendi düşüncelerine daldı, uyuyakalmıştı yine..uykusunda kavga sesleri boguşmalar duydu .müthiş bir acı ile uyandı birisi başına birşey vurmuştu,gözlerini açtı tepesinde iki kişi boguşuyordu.ne oluyor demeye kalmadı rüya görmedigini gerçekten kavga oldugunu anladı ılık birşey yüzüne akıyordu başına çarpan neyse kanatmıştı.tepesinde karayagız genç ile iri kıyım bir adamboguşuyordu adamın elinde silah oldugunu farketti kadın başına vurulanda o idi.genç silahı adamın elinden almaya çalışıyordu.şöför ise otobüsü durdurmaya çalışıyordu. o karmaşada yolun kenarına çekti canhavli ile ışıkları yaktı. içerde bir kargaşa hakimdi, şoför yerinden kalktı.iri kıyım adama sarıldı.arkadan gelen bir yolcu ile birlikte adamı hareketsiz hale getirdiler.bir patlamasesi duydu kadın .kolunda bir sıcaklık sonrada bir yanma hissetti.canı yanmaya başladı .başı dönüyordu kadını vurdu .allah seni kahretsin .hanımefendi iyimisiniz.kadın gözlerini açtıgında hastanede oldugunu anladı.bayılmıştı ateş eden adamı baglamışlar şöför otobüsle kadını en yakın hastaneye götürmüştü.orada ilk müdahale yapılmış kadının kolundan kurşun çıkarılmıştı polis otobüsün gitmesini engellemiş tüm yolcuları sorguya almıştı.ateşlenen silah aslında kadına degildi.genç kıza idi. iki genç adamı tanımadıklarını söylemişlerdi. yolculuk başından beri takip eden adam bir fırsatını bulup saldırmış ve gençleri öldürmek istemişti.ifadeleri alınan gençler ve yolcular salıverilmiş kız ve oglan kadını ziyarete gelmişlerdi.yanlarında şoförde vardı.geçmiş olsun dediler.abla sen hastanede kalacakmışsın biz yolumuza devam edecegiz.bavulunu getirelim.kadının canı sıkılmıştı, başına gelenlere inanamıyordu. kısa bir dost ziyareti nerelere gelmişti.kız mahcup birsesle sizden özür dileriz size degildi o kurşun, hedef bizdik. sesi ahenkli terbiyeli bir okadarda hüzünlü idi .kadın kızın mavi gözlerine baktı. olacagı varmış çocuklar boşverin. derdi neydi bu adamın sizle, iki gencinde solgun yüzleri kızardı, acı ile aşk dediler.kadın bir hafta daha hastanede kaldı arkadaşları geldiler onu alıp tüm geri dönme çabalarına ragmen evlerine götürdüler. Aradan altı ay geçmişti olayın üzerinden .kadın unutmuştu bile günlük hayatın akışı içinde.televizyonda haberleri izlerken kanal degiştirdi.başka bir kanalda bir çift mavi göze takıldı .nerden tanıyorum diye düşündü kadın bu bakışları sonra aşkk dedi. spiker yine bir töre cinayeti işlendi. birbirlerini delice seven gençler ailelerin birbirlerine uygun degil deyip başkaları ile evlendirmeye kalktığı gençler kaçmıştı.gizlice evlenmişler yeni bir hayata yelken açmak için otobüse binmişlerdi.kadınla yolları orada kesişmişti. hatırladı konuşmaları. erkan abileri kara yagız oglanın akrabası idi aile gibi düşünmüyordu, nikahlarına şahitlik etmişti .aile erkan abiden işkence ile nereye gideceklerini ögrenmiş o adamı göndermişlerdi.gençler birbirlerini çılgınlar gibi seviyordu çocukluk aşkları idi. birlikte büyümüş birlikte okumuşlardı oglan avukat olmuş kız ise ögretmen ama aileler bu beraberligi onaylamamışlar.iki genci bulmuşlar ve öldürmüşlerdi.kadın televizyonu kapattı gözlerinden yaşlar döküldü.o mavi gözler sevdigine aşkla bakıyordu.sonsuza kadar...fotograf alıntıdır....
14 Aralık 2011
DOGUM GÜNÜ

GÜZEL KIZIM DOGUMGÜNÜN KUTLU OLSUN, UYANDIGINDA TÜM DİLEKLERİN GERÇEK OLSUN.SEVGİLERİMLE....fotograf alıntı
29 Kasım 2011
26 Kasım 2011
24 Kasım 2011
21 Kasım 2011
bir pantolon hikayesi.
-Cici zayıflaman lazım..-benim fazla kilolarımdan kurtulma hikayem bu cümle ile başladı.büyük oglum doktor, bendeki fazlalıklar onu rahatsız etmeye çoktan başlamıştı oysa ben hayatımdan pek menmundum::)olur dedim ama nasıl?-sana bir diyetisyen tavsiye edecegim ona bak.aklın yatarsa gidersin.dedi.facebookta diyetisyenimin sayfasına girdim.ilk tepkim, aa ne kadar güzel vede incecik::)ilk radevuma gittim ,sahiden incecik bir hanım çıktı karşıma,ilk tartımız yapıldı, ben küçük bir dünya olmuşum megerse:)şimdi çekinmeden yazıyorum 83.500 gr.vay vayy dedim ne olmuşum ben.bütün tetkiklerimi yaptırdı ,vücud yag oranım tavan yapmış.uzun uzun konuştuk yeme alışkanlıklarım, yemek saatlerim, sevdiklerim, sevmedigim besinler herşey masaya kondu.ve başladım zayıflama programına. küçük bir defter verdi.hergün yediklerim yazılacaktı.bana özel bir diet programı yaptı. ben artık danışan kişi olmuştum.güler yüzlü sakin ve ilgili bir insan.haftada bir kontrole gidecegim.kilo almama neden olan luzumsuz herşey çıkmıştı listeden .gece aburcuburları yoktu.herhafta zevkle gitmeye başladım bahar hanıma..yeniden süt içmeyi yogurt yemeyi vede yeşillik yemeyi ögrendim desem yeridir.zayıflama sürecinde sabır, istikrar, azim, kontrol çok önem kazanıyor ve mucize yok.yavaş yavaş gidiyor kilolar.önce göbek çevremde başladı incelme müthiş keyifleniyordum.hele haftalık randevu sonraları deymeyin keyfime.azda olsa sıkıldıgım oldu kendisine söyledigimde hemen degiştirdi diet listemi, küçük degişikler, detaylar bana şevk veriyordu. örnegin yarım simit. dolma ,diet pizza.. beni sıkmadan o güzel ve güler yüzü ile yönlendirdi.bilgisine ise şapka çıkarırım .tam bir profesyonel insan..ekmekte yedim makarnada pizzada ..en önemlisi balık daha çok tüketmeye başladım yeni bir yemek yeme stilim oluştu.yemek saatlerini atlamadan en önemliside akşam sekizden sonra dükkanı kapattım:)hikayemin başında belim 95 cm iken şimdi 77 cm oldu güzel degilmi.16 küsür kilo verdim tamamına yakınıda yaglardan gitti:) şimdi vucudumdaki yag oranı istenilen oranlarda ..kaslarım ise normalin üst degerine yakın ,su ise hiç sormayın fevkalade:) göbek ve kalçamda yeni şeklini aldı..yeni bir yaşam biçimi çıktı ortaya saglıklı ve ince..yemek yemeyi ögrendim..megerse bilmiyormuşum.şimdi koruma programına aldı. ayda bir kontrole gidecegim.danışanlarını bırakmıyor bahar hanım:)bahar hanım size teşekkür ederim bana kazandırdıklarınız için...siz işinin ehli benim için övgülerin en güzelini hak eden bir insansınız yolunuz açık olsun, bende incecik bir insan olarak yaşamıma devam edecegim .cici incecik olmuşsun. azmini tebrik ediyorum dedi oglum.benim için ödüllerin en güzeli bu.......not: giyemegim bir kotum vardı hedefim ona girmekti .şimdi bol geliyor :)))))..
13 Kasım 2011
ayaz ankara
6 Kasım 2011
KUTLAMA

Bayramınızı kutlarım.saglık huzur neşe dilerim.+bayramların eski tadı olmasada yinede bayramdır diyoruz işte:)))
3 Kasım 2011
severim....
13 yaşındaki çocuga saldıran onun hayatını çocuk yaşında karartan ve insan kisbesindeki yaratıklara verilen kararınve hakiminin açıklaması böyle:bildigim kadarı ile 18 yaşında insanlar reşit sayılır kanun önünde.öncesinde yaptıgı ve verdigi kararlara itibar edilmez ve bunun için cezalandırılamaz yada islah edilir.18 yaşından önce kişi ev alamaz, seyahat edemez, yalnız olarak eglenceye gidemez.yarışmaya katılamaz.kazandıgı ödülü alamaz. ticaret yapamaz, evlenemez.ve böylece devam eder gider.benim anlayamadıgım aklımın almadıgı nokta şu.18 yaşına daha çok yılları olan bir çocuk- üstelik korunmayan sevilmeyen kollanmayan,-kendi rızamla der, kanunda bunu kabul eder.nasıl yaniii..hani kanun hani çocuk koruma kollama..abileri amcaları dedeleri onu öyle sevmiş öyle korumuş kollamış ki çocuk ruhen ve bedenen yok olmuş.kararı veren hakime selam olsun türk adaletini seveyim..insan görünümündeki güruha :Allah insanların yaptıklarını eryada geç önüne koyar. ve onlar titrer.dilerim kendi çocuklarının başına gelmez yaptıklar.. onların vicdanı varmı acaba... çok çok bilmek isterdimm.- fotograf alıntı.-1 Kasım 2011
bir faturanın düşündürdükleri

posta kutusundan elektirik faturasını aldım.merdivenlerden çıkarken şöyle bir göz attım toplam tutar ehh normal dedim ama detaylara bakınca bögrüme bir kazık saplandı sanki..tutarı söyleyince ve detayları anlatınca bana saplanan acıyı paylaşan olurmu bilmem.
toplam tutar 56.80 kuruş.
tüketim tutarı 31.38 kuruş
verdigim vergi tutarı 25.42 kuruş
25 42 kuruş verginin dagılımı böyle-tabi bana göre-
kara kaşların tutarı:5.62- kaçak kullanım bedeli-kaçak kullanmayı şeref fazilet sanan yurttaşların vede bunu bizden alanların şanına yakışır bir bedel..
agla anam tutarı:6.29
zaten sanada iyilik yaramaz tutarı:0.70
ıslık çal tutarı:0.20
zavallı ben tutarı:1.39 ve böylece devam eden bir vergi sıralaması var.her ay aynı seromoniyi tekrarlıyorum.güzel degilmi.kendi kendime dedimki .söylenme sen zengin bir insanmışsın ki senden bu kadar vergi alıyorlar tabi sadece bu faturada digerlerini saymıyorum ve mutlu mesut ödeyecegim ben zengin ve önemli bir kişiyim diye:)fotograf alıntı.
28 Ekim 2011
DEPREMDEN İKİ KARE...
JAPONYABuyıl içinde japonyada büyük bir deprem oldu, arkasından dev dalgalar şehirleri adeta yuttu.çok üzülmüştüm.doganın gücü ve insanın çaresizligini gördükçe içim acıdı.sonra bir kare dikkatimi çekmişti. insanlar bir marketin önünde tüm acılarına kayıplarına ragmen sessiz ve vakur bir şekilde sıraya girmiş ve alışveriş yapmayı bekliyordu.öne geçmek için atlayan bagıran kavga çıkaran nerde bu devlet diyen yoktu .insana yakışan, insanca gururlu ve muhteşem insan profili ile kendilerine sıra gelmesini bekliyordu.hani insanın kalbinin sızladıgı duygularının kabardıgı ve agladıgı anlar vardırya ben ozaman bu manzara karşısında aglamıştım ama gözyaşı dökmeden.hem gıpta etmiş hemde takdir etmiştim. orada insanlar nasıl yetiştiriliyordu da böyle insanca davranıyordu.onlar adına mutluluk duymuştum ve felaketi böyle cesurca ve nazikce karşılayan bu toplumu yürekten alkışlamıştım. ya bizde .fırsatı ganimet bilip tırları gasp edip yardımları yagmalayan güruhu görünce ..sözün bittigi yerdi...fotograflar alıntı
24 Ekim 2011
yine acı yine hüzün..
güzel ülkemizin üzerinde çok uzun süredir kara kapkara bulutlar dolaşıyor gitmek bilmiyor. ülkemize nazar degdi .birilerinin kem gözleri hep üzerimizde..böyle durumlarda annem :kurşun döktürelim , okutalım derdi. bizde öyle yapalım kötü nazarlar bizden çok uzaga gitsin.depremde ölenlere :mekanınız cennet olsun, tüm deprem bölgesine geçmiş olsun diyorum .Allah sabır kolaylık dayanma gücü versin.
19 Ekim 2011
ŞEHİTLERİMİZE..
içim yanıyor, kalbim kanıyor, ruhum aglıyor,aklım bitmeli diyor..gelini, damadı, komşusu, arkadaşı,yegeni kürt olan bizler: şehitlerin olmaması, Türkiye cumhuriyeti içinde birilerinin hırsı hayalleri için şehitlerimizin olmamasını istiyoruz.şunun akıllarına kazınması lazım: biz Türk milleti bir bütünüz,türk, kürt, laz ,tatar rum ermeni bu cografyada yaşayan yaşayacak türk ulusuyuz.yagmurun yagmasını, güneşin dogmasını, mevsimlerin degişmesini ,degiştiremediginiz gibi bu bütünlügü degiştiremezsiniz. gaflet içinde olan inlerinde yaşayan, gözü kinle bürünmüş olanlar şehitlerimiz sizi asla rahat bırakmayacak hep yanınızda olacaklar, hep korku ve panikle yaşayacaksınız tabi yaşamak denirse sizinkine.tarihe bir bakılması lazım türk ulusu daima bitti denildigi zamanlarda bile küllerinden dogmuştur. biz bitmeyiz .hayalleri yok etme çabaları olanlar bunu unutmasınlar.ŞEHİTLERİMİZE: MEKANINIZ CENNET OLSUN ZATEN ÖYLE.AİLELERİNE -ANNELERİNE- İÇİM YANARAK DAYANMA GÜCÜ DİLİYORUM.
17 Ekim 2011
UPDATE

update:güncellemek ,bilgisayar diline bayılıyorum. ne kadar kolay oluyor update ...baktın işlem yavaşlıyor sayfalar açılmıyor pc yavaşlamış yani senin açından işler seni zora koşuyor .canın sıkılıyor.hayatı kolaylaştırmak için tabiki kendin adına. bir tuşa basıyorsun update oluyor. ohhh herşey yoluna girdi.iyiki var şu update yoksa ne yapardım..unuttugum birşey oldugunu fark ettim pc ortadan çatla...yınca :bu pc bu update kaldırırmı? gücü yetermi? iflas edermi?dayanırmı? pc çatlayınca anladımki her update dayanamıyormuş megerse.bende ne kadar güveniyordum halbuki..çatlıyacagı aklımdan geçmezdi.nede olsa uysal bir pc idi.. aman boşver helvasını yapar yenisini bulurum, eski pc öldü, yaşasın yeni pc derim..çizim alıntı..
16 Ekim 2011
sonbahar ve ben..
yazın yakıcı sıcaklarından sonra,havalar insanın keyifini kaçıracak kadar iç karartıcı.bugün ankarada güneş hiç çıkmadı ara ara yagmur çişeledi bulutlar gökyüzünde kol geziyor,böyle havalar kendimi keyifsiz hissetmeme neden oluyor hiçbirşey yapmak içimden gelmiyor. ben bu mevsimleri sevmiyorum yazın sıcak bunaltıcı günlerine ragmen güneş benim enerji kaynagım, kimi insan bu havalardan hoşlanır ama bana göre degil bu havalar .sobada çıtır çıtır patlayan kestaneler geliyor aklıma bu hoş bir duygu ama sobamı kaldıki..bugün kendi yaptıgım tarhana çorbasını pişirdim, sıcak sıcak içtim, içine bol kuru nane katarak.dogal diyebilecegim bir çorba oldu.bu pazar pek güzel geçmiyor hava keyifsiz ben keyifsizim...benim tosun paşa gitmeden botanik parka gitmiştik orada çekilen bir fotograf.bendemi bir gariplik var yoksa insanlar bu mevsimlerden benim gibimi etkileniyor merak ediyorum..
10 Ekim 2011
Konya gezisi










30 Ağustos 2011
BAYRAM
ŞEKER BAYRAMINIZ VE ZAFER BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN DOSTLAR. İKİ BAYRAMI BİR ARADA KUTLAMAK GÜZEL ..........
20 Ağustos 2011
BİZ TÜRKLER::
Gaz kaçaklarını 'çakmak' ile kontrol ederiz . Maaşının 2 katı değerindeki cep telefonuna sahip olabiliriz. ve devamı var bize tipik özelliklerden iki örnek..fotograf ve yazı alıntıdır.....
16 Ağustos 2011
beraberlik
'Siz beraber dogdunuz ve hep öyle kalacaksiniz.
Ölümün beyaz kanatlari, sizin günlerinizi dagittiginda da beraber olacaksiniz. Siz Tanri'nin sessiz belleginde bile beraber olacaksiniz. Fakat birlikteliginizde belli bosluklar birakin. Ve izin verin, cennetlerin rüzgarlari aranizda dans edebilsin... Birbirinizi sevin; ama sevgi bir bag olmasin, Daha ziyade, ruhlarinizin sahilleri arasinda hareket eden bir deniz gibi olsun. Birbirlerinizin bardaklarini doldurun; ancak ayni bardaktan içmeyin... Ekmeklerinizi paylasin; ama birbirinizinkini yemeyin... Beraberce sarki söyleyin, dans edin, cosun; fakat birbirinizin yalnizligina izin verin; Tipki bir lavtanin tellerinin ayri ayri olup, yine de ayni müzikle titresmeyi bilmeleri gibi... Birbirinize kalbinizi verin; ama digerinin saklamasi için degil; Çünkü yalnizca Hayat'in eli, sizin kalplerinizi kavriyabilir... Ve yanyana ayakta durun; ama çok yakin degil, Çünkü bir mabedin ayaklari arasinda mesafe olmalidir; Ve mese agaciyla, selvi agaci, birbirinin gölgesi altinda büyüyemez.' |
|
|
|
|
|
|
Halil Cibran çok sevdigim bir şairdir, zamanın ötesine geçmiş dizeleri hala aynı tazelikde bir ozan.... halil cibranı merak edenler şiirlerine bir göz atsın eminim benim gibi zevk alacaklar, ondan bir şiir:)
|
|
|
12 Ağustos 2011
zam
hey heyy yinede şahlanıyor Ankaranın toplu taşıma sistemi.EYLÜL DEN GEÇERLİ OLMAK ÜZERE toplu taşıma ya zam geliyor.hoşgeldi sefa geldi. istatistik kurumu yaptıgı araştırmada hanehalklarının gider olarak enfazla konut taşıma sistemine para ayırdıgını saptamış ve bu yıl bu dahada artmış bunu nasılmı yapmışız, yiyecekten kısarak .bende saf saf diyet yapıyorum oysa dogal şekilde zayıflanabiliyormuş.biraz yiyecegi azalt o pis bogazınıa sahip ol ,öyle herşeyi isteme bal gibide zayıflanıyor işte ..şimdi yapılan zam ile ohhh ohh dahada bir zayıflayacagız.biraz daha az besleniriz ne güzel çok yaşa sen....ve en güzeli zayıflamada en önemli spor yürüme, özellikle göbek eritiyormuş ee bizde millet olarak göbekliyiz bu son zamla bolca yürümeliyiz hem zayıflanır hemde kesemize hariçten masraf girmemiş olur ..bu yıl benim maaşıma gelen zam ee iyisinden şöyle bir bucuk kilo biftek kadar.zıkım ye, sende yeme, biftek senin neyine kaç yaşına gelmişsin kırmızı et sana dokunur.bi kilo domates bir lira ucuz degilmi ?hemde tarım ülkesinde.hele o ithal meyveler yokmu insanı cezbediyor baştan çıkarıyor yemeden olmaz .ben yerken döviz yiyormuşum gibi oluyorum çok çok elzem onlar ithal olmalı kesin .cari açıgımız dilimin dönmeyecegi kadar olmuş bende amma kuruntulu ve evhamlıyım borç yigidin kamçısındır aslında.helede afrikadaki aç çocukları gördükçe kendime daha çok kızıyorum herşey var ülkende yinede nankörlük yapıyorsun diye. 10 kuruşluk zam nelerde söyleti bana, kendinden utanmalısın zehra 10 kuruşun esamesi okunurmu ayıp cıkk cıkk. fotograf alıntıdır.
11 Ağustos 2011
Ankara ya yagmur yagıyor .
Ankara ya yagmur yagıyor.sıcaga nispet.gök gürültülü saganak halinde.Gecenin sessizligini bozarak şen şakrak. havayı serinletti ,bir güzel.gök gürültüsü arada bir yerimden hoplatsada yagmuru severim hele seyretmeyi.yagmur afet olup can yakmadıkca bereket oldukca çok güzel.umarım ankarayı yine yeniden sel basmaz alt geçitlere dalgıçlar girip kurtarma yapmaz.bizim Ankaranın alt geçitleri su dolması ile meşhurdur.ne yapacaksın oda yüce yaradanın hikmeti işte.. Yagmur bu yağar ,heryerede su dolar degilmi... şu güzelim yagmurun yağmasına bile mualif oldumya kendime pes diyorum:)fotograf alıntıdır. not şu dilime sahip olmıyorum işte .dedim yine ankarayı su bastı bütün kabahat benim.
8 Ağustos 2011
6 Ağustos 2011
sofram
3 Ağustos 2011
AV MEVSİMİ

Bu hafta bir film izledim çok begendim.Av mevsimi.. şener şen cem yılmaz ve iyi kaliteli oyuncular var,cem yılmaz benim begendigim sanatcılar listesinin başında gelmezdi.bu film ile fikrim degişti diyebilirim.film polisiye ve dramatik.içimizden birileri yer alıyor .hele cem yılmaz bizden biri gibi..abim kardeşim gibi geldi. deli dolu, çılgın ama çalışkan merhametli.en güzel taraf ise öbür sanatçıların önüne geçmemiş .buda onun kendine güvenen luzumsuz gösterişe gerek görmeyen bir kişi oldugunu düşündüm.filmin sonunda olmaması onu dahada büyütmüş..şener şen ise anlatmaya gerek varmı. zaten o klas bir sanatçı yine öyle olmuş tekrar hayran oldum.konusu ise güzel sürükleyici.olabilecek bir konu..izlemeyenler varsa -benim gibi:)-izleyin tavsiye ederim.film bittiginde agzınızda tatlı ekşi buruk bir tad bırakıyor..film afişi
31 Temmuz 2011
uzak ellerden..
developerimin kahvaltıdan sonraki temsili yatışı .tosun paşa aynen böyle yatıyor:))) ooohhh keyifler bololsun :))
sabah kahvaltısıdeveloper oglum amerikada yaşıyor.orada çalışıyor.eşini yanına götürdü ve hayat dahada bir güzelleşti.oranın havasındanmı suyundanmı bilemem benim bebem hızla tombul olmaya karar verdi:))bu yaşına kadar olmadı kiloları alıyor. aman ogluşu tipik amerikalı olcen lenn dikkattt etmezsen.Allahdan boyu uzunda tolere edebiliyor ama herşeyinde bir sınırı var .başıma minik bir şrek olma oglumcugum:)neyse gelincigim gidince hemen kontrolü ele aldı şimdi daha bir dikkatli yiyor:)))gittiginde gelincigim çok güzel güller almış ve karşılamış benim tosun paşa. beden degilse bile ruhu ince ..hooohaaahoo:) seninle dalga geçmek iyi oluyor tosonummm:))güzel gelincigim fotograflar göndermiş onları paylaşacagım. buarada orası oldukça serin imiş.. halbuki bizim antalya ikliminde bir yer.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

şimdide bu halim kilo vermiş:))))))
VAN İki fotograf iki görüntü....

